Sosyal Etki Araştırmalarında Güncel bir Metodoloji ve Örnek Bir Çalışma

Sosyal etkisini ölçmek ve raporlamak isteyen kurumların sayısı her geçen gün artıyor. Son zamanlarda toplumsal yatırım projelerini daha uygulamadan, tasarım aşamasında etki yönetimi sistematiğini oluşturmak isteyen kurumların olduğunu sevinerek fark ediyoruz. Bu ölçerek yönetme bakış açısının, toplumsal yatırım projelerinin de önemli bir parçası haline geldiğine işaret.  Diğer bir deyişle proje tasarım aşamasında, etki yönetim sistematiğini kurmuş olmak, kurumlar nezdinde kaynak kullanımı ve etkinin takip edilmesi açılarından önemli hale geliyor.

Talepler doğrultusunda danışmanlar olarak bizler de farklı yaklaşımlar çerçevesinde kurumların veya projelerin etki sistematiğini kuruyor, ölçüyor ve raporluyoruz. Son zamanlarda bu yaklaşımlardan en fazla telaffuz edileni ise Yatırımın Sosyal Geri Dönüşü (SROI) metodolojisi. Soyut olan değişimlere veya değerlere (bakış açısı, tutum ve davranış değişiklikleri vb.) parasal karşılık belirlemenin mümkün olduğu bu metot, bazı temel ilkelere sahip. Şeffaflığa ve bağımsız doğrulanma süreçlerine vurgu yapan metodun ayrıştığı temel nokta, paydaşların gözünden proje sayesinde yaşanılan değişimlerin (önem derecesi, kazanımların ne ölçüde projeye bağlı olduğu ve ne sürede kazanım olarak kalmaya devam edecekleri) incelenmesi.  Bununla beraber, SROI metodolojisi paydaş algı ve deneyimine dayanarak değişimleri tanımlarken, değişimlerin ortak bir dilde (parasallaştırarak) ifade edilmesini de sağlıyor. Değerin parasal karşılığının belirlenmesi ve sonrasında proje için yapılan yatırım ile kıyaslanmasıyla da yatırımın sosyal geri dönüşü oranı ortaya çıkmış oluyor. Kısaca, çalışma sonunda proje için yatırdığınız her 1 TL veya her 1$ karşılığında ne kadarlık değer yarattığınızı yine TL, $ veya başka para biriminde ifade edebiliyorsunuz.

SROI metodolojisini kullandığımız en son çalışmalarımızdan birini de örnek olarak vermek metodun daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir. Sanofi ve Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliği ile gerçekleştirilen Geleceğin Kadın Liderleri (GKL) Programı, üniversite son sınıf öğrencisi veya yeni mezun genç kadınların yetkinliklerini ve profesyonel iletişim ağlarını geliştirmeyi ve kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapmalarını hedefliyor. GKL Programının 2022 yılı faaliyetlerini SROI yöntemi ile incelediğimizde, programa yapılan her 1 TL’lik yatırım 5,81 TL değerinde değer yarattığını (1:5,81 TL) gördük . Ayrıca çalışma hangi paydaş gruplarında hangi değişimlerin öne çıktığını gösterdi. Örneğin dayanışma bilincinin gelişmesi tüm paydaş gruplarında deneyimlenen ortak değişim olurken, programın bu bilinci geliştirmede ayrıştığı ortaya konuldu.  Katılımcılar nezdinde ise en önemli değişimin girişimcilik bilincinin gelişmesi olduğu anlaşıldı. Tüm bu veriler, program yürütücülerine planladıkları veya planlamadıkları değişimlerin ne ölçüde gerçekleştiğini gösterirken, değişimlerin de değerini ve önceliğini faydalanıcılar gözünden anlamalarını sağladı. Böylelikle, hangi değişim ve faaliyetlerin öncelikle ele alınması gerektiği de görülmüş oldu.

Kısaca, etki araştırmalarının, kurumların veya toplumsal yatırım programlarının faydalarını artırmaya yönelik bilimsel bir zemin sunduğunu söyleyebiliriz. Diğer bir artı ise eldeki bulguların sonraki dönemlerde daha verimli bir kaynak planlaması yapılabilmesini sağlaması. Diğer bir deyişle, istenilen değeri yaratamayan faaliyetlerin gözden geçirilmesine, faydalanıcıya katkısı daha fazla olacak faaliyetlere kaynak aktarılmasına ışık tutan etki çalışmaları, gelecek planlamalarında kaynak verimliliğinin sağlanmasına da destek oluyor.

Ez cümle, toplumsal gelişimin bilimsel yöntemler kullanılarak inşa edilmesi için etki çalışmalarının ajandalarda daha fazla yer almasını umuyoruz.

Mikado Etki Programları Direktörü

Tuba Bozaykut Bük, PhD