BRANDMAP MART-NİSAN 2024
DÖNÜŞÜM İÇİN KÖKLÜ BİR DEĞİŞİM GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ!

Serra Titiz
Mikado Sürdürülebilir Kalkınma Danışmanlığı Kurucu ve Yöneticisi

Daha fazla üretim ve tüketimi teşvik eden, rekabeti destekleyen kapitalist ekonomik düzen sürdürülebilirlik ilkelerini entegre edebilecek mi yoksa yeni ekonomik düzen yolda mı? Sürdürülebilirlik ilkelerinin yeni kurumsal standartlar haline gelmesiyle birlikte, daha fazla kurum iş dünyasının yeni lisanını öğrenmeye çalışırken, bilgi eksikliği ve denetim mekanizmalarının yetersizliği gerçek sürdürülebilirlik çabalarını ayırt etmeyi zorlaştırıyor ve greenwashing (yeşil yıkama) ve pinkwashing (pembe yıkama) uygulamalarına mahal veriyor. Ve bu durum, sürdürülebilirliğin kapitalizmin sadece yeni bir yüzü olduğu şeklinde bir algı oluşmasına neden oluyor.

Ancak, gerçek sürdürülebilirlik çabaları ve alternatif ekonomik modellerin yükselişiyle birlikte, kapitalizmin dönüşümü ve dönüşümün gerekliliği de önemli bir gündem haline geldi. Dönüşüm için köklü bir değişim gerektiğine ve sistem değişimi getiren yenilikçi iş modellerinin bunu sağlayacağına inanıyoruz. Yenilikçi iş modelleri, sürdürülebilirlik ilkelerini benimseyen ve bu ilkeleri iş stratejilerine entegre eden işletmeler için önemli bir rol oynamaya başladı. Bu tip iş modelleri hem işletmelerin hem de toplumun sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı olabilir ve böylece daha yeşil, adil ve dirençli bir gelecek için temel oluşturabilir. Örneğin, paylaşım ekonomisi, sosyal girişimcilik ve döngüsel ekonomi gibi yeni iş modelleri, kaynak kullanımını optimize ederken, atık miktarını azaltıyor ve toplumsal bağları güçlendiriyor. Bu modeller, tüketicilere daha verimli ve çevre dostu hizmetler sunarken, işletmelere daha az maliyetli ve daha sürdürülebilir operasyonlar sağlıyor.

Okyanuslardan topladıkları plastikleri ham madde olarak kullanarak ürünlerini tasarlayan Ecoalf ve beyaz eşya üretiminde atıklarını değerlendiren Arçelik yüzlerce örnekten ikisi. Bu modellerde kapitalizmin yaklaşımının tersi olan iş birliği ve paylaşım yatıyor. Günümüzde yaygın olarak kullandığımız, milyon dolarlık ekonomi haline gelmiş bazı iş modellerinin öncülerinin sosyal girişimci olduğunu biliyor muydunuz? Açık kaynak (open source) kullanımı hayatımızın uzun zamandır bir parçası, ilk başlatan ve yaygınlaştıran mecra Wikipedia’nın kurucusu, bir sosyal girişimci. Araç paylaşım uygulaması Uber kullanmamış olan var mıdır acaba? Kurucusu CarShare’i başlatan bir sosyal girişimci. Peki, seyahatlerde daha uygun konaklama fırsatları sunan bir AirBnB’de kaldınız mı hiç? Coachsurfing’le bu iş modeline esin kaynağı olan bir sosyal girişimci. Çalışanlarına, dolayısıyla topluma yatırım yapan şirketlerin de iyi uygulamaları çeşitlenmeye başladı. Çalışanlarının birikimini toplumla paylaştıran gönüllülük ve mentorluk programları, genç mülteci yeteneklere istihdam olanakları, genç ve kıdemli çalışanlar arasında iletişimi geliştiren uygulamalara, üretimde ve Stem alanında kadınların istihdamını teşvik eden reskill upskill programlarına kadar çok güzel işler yapılıyor ülkemizde. Bu çalışmalar yalnızca toplumsal yatırım olarak görülmüyor, iş stratejisinin ve kurumsal başarının kriterleri haline geliyor. Ve yine büyük resimde topluma katkı yatıyor, yetişen yetenek havuzları tüm şirketin hizmetine sunuluyor. 8.200 küsur şirketin sertifikasına sahip olduğu B Corp hareketi (www.bcorporation.net) işletmelerin varlıklarıyla sosyal ve ekonomik fayda yaratabileceğini gösteriyor.

Avrupa’nun aktif en eski ve Türkiye’nin ilk B Corp şirketi olan Mikado olarak çeşitli sektörlerden yüzlerce firmayla sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcılık projeleri geliştirdik, sürdürülebilirlik ilkelerini benimseyen inovasyona açık vizyoner şirketlerin ve liderlerin sürekli ilerleme ve yeniliğe açık olduğunu görüyoruz ve pek çok ilk uygulamamızı da onlarla birlikte geliştirme fırsatı bulabiliyoruz. Çok çeşitli örneklerimizden bazıları şöyle… 2009 yılında başlattığımız ve gençlerin kendilerine uygun meslek alanlarını erken yaşta bulmalarına yardımcı olan Gelecek Daha Net Gençlik Platformumuz (www.gelecekdaha.net) binlerce profesyonelin gençlere mentorluk yapmasına imkân sağladı, depremden etkilenen gençlere Gençlik Yakası projesiyle destek olduk. Ford Otosan desteğiyle de Adıyaman ve Maraş Gelecek Hayalim Gençlik Merkezlerini açarak gençlere hem psikososyal hem de kariyer planlama destekleri sunuyoruz. Unilever Türkiye ile ilk pilotunu gerçekleştirdiğimiz, 2018 yılında başlattığımız EMBARK tersine mentorluk programımızla (www. embarkproject.com) vasıflı mülteciler kurum liderlerine mentorluk yapıyor, 12 büyük şirkete yaygınlaşan uygulamamız 2024 itibariyle Avrupa’da genç işsizliği ve mülteci entegrasyona model olarak uygulanmaya başlayacak. Kapsayıcılık çalışmalarımız Organik Kimya’yla yürüttüğümüz Kuşaklararası İletişim Projemizle de genç ve kıdemli kuşak arasında bir tersine mentorluk programı yürütüyoruz. Organik Kimya’yla olan iş birliğimiz bir şirketin yeniliğe ve değişime açık olmasına çok güzel bir örnek teşkil ediyor. Organik Kimya’yla Sivil Toplum için Destek Vakfı öncülüğünde başlayan ve halen devam eden iş birliğimiz, 3. dönemini yeni başlattığımız Gençliğin Kimyası Projesi ile başladı. Devam etmekte olan EMBARK Projemize dahil oldular ve şimdi de Kuşaklararası İletişim Projesinde beraberiz. Yenilikçi iş modellerinin ve şirketlerin bu modelleri desteklediği hatta ortağı oldukları örneklerin önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaşmasını bekliyoruz.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmayı hedefleyen ve yenilikçi çözümler üretmeyi teşvik eden Catalyst 2030 girişimi (www.catalyst2030.net) buna güzel bir örnek. SKA’lara ulaşma yolunda iş birliğini teşvik eden platform hızla büyüyor, iyi örnekler paylaşılıyor, alt çalışma gruplarıyla kronik sorunlar masaya yatırılıyor, çeşitli çözümlerin birbirleriyle buluşturularak senkronize edilmesi ve ölçeklendirilmesi değerlendiriliyor. Daha çok şirket çeşitli çözümlere destek olma fırsatlarını yakalayabilecek gibi görünüyor. Sosyal girişimciliğin, etki girişimciliğinin, etki yatırımcılığının yanı sıra yeşil yaka iş pozisyonlarının yaygınlaşmaya başladığı günümüzde kapitalist düzene ait başarı metriklerinin yeniden tanımlandığı, tüketim modellerinin yeniden düşünüldüğü ve temeldeki eşitsizliklerin ele alındığı sistemik değişiklikler gerekiyor. Ortağı olduğumuz, 29-31 Mayıs’ta gerçekleşecek ilk Uluslararası Türetim Ekonomisi Konferansı (https://2024.turetim.org/) kapitalizme alternatif ekonomik modellerin konuşulacağı bir mecra olacak. Tüm paydaş gruplarının yakından takip etmesi gereken önemli bir buluşma ve beslenme alanı olacak.